+90 541 348 2551WhatsAppinfo@kocak-hukuk.comPazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00|Cumartesi: 10:00 - 14:00
Koçak Hukuk Logo
Koçak Hukuk

Hukuk Bürosu

Ana Sayfa

Hukuki çalışma alanları

Konunuza uygun çalışma alanını bulun.

Bireysel Hukuk

İş Hukukuİş hukuku avukatı desteği, işçi-işveren uyuşmazlıkları ve işveren danışmanlığıCeza HukukuSoruşturma, kovuşturma, tutukluluk, temyiz ve infaz süreçlerinde etkin savunma hizmetiBoşanma ve Aile HukukuAnlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı davalarıİş Kazası Tazminatıİş kazası sonrası maddi ve manevi tazminat hakları ile SGK süreçleri

Ticari & Mali

Ticaret HukukuŞirket kuruluşu, ticari sözleşmeler, birleşme-devralma ve ticari uyuşmazlık çözümüİcra ve İflas HukukuAlacak takibi, icra işlemleri ve iflas süreçlerinde profesyonel destekGümrük ve Dış Ticaret Hukukuİthalat, ihracat, gümrük uyuşmazlıkları ve deniz ticareti hukuku danışmanlığıDeğer KaybıAraç değer kaybı, hasar bedeli, sigorta tahkim ve trafik kazası tazminatları

Gayrimenkul & Miras

Miras HukukuVeraset işlemleri, miras paylaşımı, vasiyetname ve tenkis davalarıGayrimenkul HukukuTapu işlemleri, kira davaları, imar uyuşmazlıkları ve kentsel dönüşüm danışmanlığı

Tüm hukuki hizmetleri tek sayfada inceleyin.

Tüm Hizmetler →
Türkiye'de Gayrimenkul

Bilgi ve araçlar

Hukuki bilgiye, birincil kaynaklara ve pratik araçlara ulaşın.

Bilgi Merkezi

MakalelerYazılarYabancı Plakalı Taşıtlar

Hukuki Kaynaklar

Yargıtay KararlarıKanunlarDilekçe Örnekleri

Araçlar

Hesaplama AraçlarıDeğer Kaybı Hesaplama

Değer Kaybı Hesaplama

Araç değer kaybını özel hesaplama aracıyla değerlendirin.

Hesaplamayı aç
HakkımızdaİletişimBizi Arayın
Bu mücadelede yalnız değilsiniz.
Hukuki sorunlarınız için hemen randevu alın. Uzman ekibimiz size yardımcı olmaya hazır.
Hemen Arayın
Müvekkil ile kontratı gözden geçiren avukat
Koçak Hukuk Logo
Koçak Hukuk

Hukuk Bürosu

Koçak Hukuk, İstanbul'da iş hukuku, ceza hukuku, aile hukuku, ticaret hukuku ve diğer dava/danışmanlık alanlarında müvekkillerine hukuki destek sunar.

Hızlı Linkler

  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Hizmetler
  • Makaleler
  • Yazılar
  • İletişim

Hizmetlerimiz

  • İş Hukuku
  • Ceza Hukuku
  • Boşanma ve Aile Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Miras Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Gümrük ve Dış Ticaret Hukuku
  • İş Kazası Tazminatı
  • Değer Kaybı

İstanbul Avukatları

  • Boşanma Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • İş Hukuku Avukatı
  • İcra Avukatı
  • Gümrük Avukatı
  • Gayrimenkul Avukatı
  • Değer Kaybı
  • Miras Avukatı
  • Ticaret Avukatı
  • İş Kazası Avukatı
  • Kartal Avukat

Hukuki Kaynaklar

  • Hesaplama Araçları
  • Yargıtay Kararları
  • Kanunlar
  • Dilekçe Örnekleri
  • Yabancı Plakalı Taşıtlar

İletişim

  • Atalar Mah. Emir Sokak No: 10, Kartal, İstanbul
  • +90 541 348 2551
  • info@kocak-hukuk.com
  • Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00

    Cumartesi: 10:00 - 14:00

Bülten

Yeni hukuki yazılardan haberdar olmak için abone olun.

Dava ve başvuru süreçlerinde sonuç garantisi verilmez. Her dosyanın sonucu; delillerin niteliği, hukuki şartlar, tarafların durumu ve yargı mercilerinin değerlendirmesine göre değişir.

© 2026 Koçak Hukuk Bürosu. Tüm hakları saklıdır.

•★ Google Değerlendirmeleri•kocakyazilim.com tarafından oluşturuldu
Gizlilik PolitikasıKullanım Şartları
Tüm Yazılarİş Hukuku

Kısmi Süreli Çalışma Nedir? Ücret, Eşit İşlem ve Emsal İşçi

Koçak Hukuk Bürosu10 Ekim 2026
Kısmi süreli çalışma, ücrette orantılılık ve eşit işlem ilkeleri hakkında iş hukuku rehberi

Kısa cevap: Kısmi süreli çalışma, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesi bakımından, işçinin normal haftalık çalışma süresinin aynı veya benzer işi tam süreli yapan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlendiği çalışma biçimidir. Kanun, kısmi süreli işçinin yalnızca sözleşmesinin kısmi süreli olması nedeniyle tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulmamasını; ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerin ise çalışılan süreye orantılı ödenmesini esas alır.

Hukuki yol haritası: İş hukuku alanının genel çerçevesi için İş Hukuku Hizmetleri sayfasını, uygulamadaki diğer başlıklar için İstanbul İş Hukuku rehberini inceleyebilirsiniz. Bu yazı özellikle 4857 sayılı İş Kanunu'nun eşit davranma ilkesi ile kısmi süreli iş sözleşmesine ilişkin dar kanuni çerçeveyi ele almaktadır.

Kısmi Süreli Çalışma Nedir?

İş Kanunu m.13, kısmi süreli iş sözleşmesini yalnızca günlük veya haftalık belirli bir saat sayısına bağlamaz. Kanuni tanım, emsal tam süreli çalışanın normal haftalık çalışma süresi ile karşılaştırmaya dayanır. İşçinin normal haftalık çalışma süresi, tam süreli emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmişse kısmi süreli çalışma gündeme gelir. Bu nedenle bir çalışma düzeninin hukuki niteliği incelenirken yalnızca sözleşmede kullanılan “part time” veya “kısmi süreli” etiketine bakmak yeterli değildir; çalışma süresi ile emsal tam süreli çalışma düzeninin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Buradaki karşılaştırma önemlidir. Aynı sayıda saat, farklı işyerleri veya farklı iş organizasyonlarında aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Kanunun m.13'te kurduğu sistem, soyut bir saat sınırından ziyade emsal çalışma düzenini merkezine alır. Bu yazıda sabit bir saat eşiği verilmemesinin nedeni de budur: incelenen kanuni hükmün ilk dört fıkrası, kısmi süreli çalışmayı tek bir rakamsal sınırla tanımlamaz.

Emsal İşçi Kimdir ve Neden Önemlidir?

Kısmi süreli çalışan ile tam süreli çalışan arasındaki karşılaştırmanın sağlıklı yapılabilmesi için “emsal işçi” kavramının doğru belirlenmesi gerekir. İş Kanunu m.13'e göre emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmuyorsa, aynı işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli çalışan karşılaştırma bakımından dikkate alınır.

Bu ölçüt, eşit işlem değerlendirmesinin de temelini oluşturur. Örneğin farklı görev, sorumluluk veya çalışma koşullarındaki iki kişinin yalnızca aynı işyerinde bulunması, onları kendiliğinden emsal hale getirmez. Karşılaştırmanın merkezinde aynı veya benzer iş bulunur. Bu nedenle işveren açısından görev tanımları ve çalışma düzenlerinin açık tutulması; işçi açısından ise yaptığı işin fiili niteliğinin doğru tespit edilmesi önem taşır.

Emsal işçi kavramı aynı zamanda ücret ve bölünebilir parasal menfaatlerde orantılılık hesabının referans noktasını oluşturur. Kısmi süreli çalışanın haklarını değerlendirirken soyut bir “part time ücret” hesabı yerine, emsal tam süreli çalışanın koşullarının ve kısmi süreli çalışanın fiili çalışma süresinin birlikte ele alınması daha sağlıklı bir hukuki çerçeve sunar.

Kısmi Süreli İşçiye Farklı İşlem Yapılabilir mi?

İş Kanunu'nun eşit davranma ilkesi ile m.13'teki özel düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, kısmi süreli çalışan sırf sözleşmesinin kısmi süreli olması nedeniyle tam süreli emsal işçiye göre daha olumsuz bir işleme tabi tutulamaz. Kanun, ayrımı haklı kılan bir neden bulunmadıkça farklı işlemi kabul etmez. Dolayısıyla değerlendirilmesi gereken asıl soru, farklılığın sadece çalışma biçiminden mi kaynaklandığı, yoksa somut iş ve çalışma koşulları bakımından ayrımı haklı kılan bir neden bulunup bulunmadığıdır.

Bu ilke, “kısmi süreli çalışan ile tam süreli çalışan her konuda tamamen aynı sonuca sahip olmalıdır” şeklinde de okunmamalıdır. Kanun bir yandan salt kısmi süreli çalışma nedeniyle ayrım yapılmasını engellerken, diğer yandan ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerde çalışma süresine göre orantılılık öngörür. Başka bir ifadeyle eşit işlem ile orantılılık birbirine karşıt değil, aynı sistemin iki tamamlayıcı unsurudur.

İşverenin uygulaması değerlendirilirken kullanılan ölçütün tutarlı ve işin niteliğiyle bağlantılı olması önemlidir. Kısmi süreli çalışanlara ilişkin genel, otomatik ve yalnızca sözleşme türüne dayanan dezavantajlı uygulamalar hukuki risk doğurabilir. Buna karşılık çalışma süresiyle doğrudan bağlantılı ve bölünebilir bir parasal menfaatin orantılanması, kanunun açıkça öngördüğü modelin parçasıdır.

Ücret ve Paraya İlişkin Bölünebilir Menfaatler Nasıl Değerlendirilir?

İş Kanunu m.13'ün temel kurallarından biri, kısmi süreli çalışanın ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerinin tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenmesidir. Burada iki unsur birlikte aranmalıdır: menfaatin paraya ilişkin olması ve bölünebilir nitelik taşıması. Bu nedenle “kısmi süreli çalışanın bütün hakları otomatik olarak çalışma saati oranında azaltılır” şeklinde geniş bir sonuç çıkarmak doğru değildir.

Orantılılık, karşılaştırılabilir bir tam süreli çalışma düzeni üzerinden ele alınmalıdır. Örneğin ücretin çalışma süresiyle doğrudan bağlantılı olduğu durumda, emsal tam süreli çalışanın ücret düzeyi ve kısmi süreli çalışanın çalışma süresi birlikte değerlendirilir. Aynı mantık, niteliği gereği bölünebilir olan parasal menfaatlerde de gündeme gelebilir. Ancak her yan hakkın niteliği aynı değildir. Bir ödemenin veya menfaatin gerçekten bölünebilir olup olmadığı, kaynağı ve uygulanma koşulları ayrıca incelenmelidir.

Bu ayrım işveren bakımından ücret politikasının açık kurulmasını, işçi bakımından ise bordro ve sözleşme hükümlerinin yalnızca toplam rakam üzerinden değil, karşılaştırılabilir çalışma koşulları üzerinden okunmasını gerektirir. Salt “part time” ibaresi, düşük ücretin veya farklı bir parasal uygulamanın tek başına hukuki gerekçesi sayılamaz; fakat çalışma süresine bağlı orantılılık m.13'ün açık kabulüdür.

Eşit İşlem ile Orantılılık Arasındaki Fark Nedir?

Kısmi süreli çalışmada en sık karıştırılan nokta, eşit davranma ile eşit miktarda ödeme kavramlarının aynı şey sanılmasıdır. Kanunun yaklaşımı daha nüanslıdır. Eşit işlem ilkesi, kısmi süreli çalışanın yalnızca çalışma biçimi nedeniyle haklı neden olmaksızın daha kötü konuma sokulmamasını hedefler. Orantılılık ise çalışma süresine bağlı, paraya ilişkin ve bölünebilir menfaatlerde miktarın çalışma süresiyle uyumlu belirlenmesine izin verir.

Bu nedenle hukuki incelemede önce karşılaştırmanın doğru kişiyle, yani emsal işçiyle yapılıp yapılmadığı; sonra farklılığın hangi hak veya menfaate ilişkin olduğu; son olarak da söz konusu menfaatin bölünebilir parasal bir menfaat olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu üç aşama birbirinden ayrılmadan yapılan değerlendirmeler, hem işçi hem de işveren bakımından hatalı sonuçlara yol açabilir.

Kısmi Süreliden Tam Süreliye Geçiş Talebi Nasıl Ele Alınır?

İş Kanunu m.13 yalnızca mevcut kısmi süreli çalışma ilişkisini düzenlemekle kalmaz. İşyerinde çalışanların, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmi süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmi süreliye geçiş isteklerinin işverence dikkate alınmasını da öngörür. Ayrıca boş yerlerin zamanında duyurulması kanuni düzenlemenin parçasıdır.

Buradaki hüküm, her geçiş talebinin otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Kanunun ifadesi, uygun açık yer ve işçinin nitelikleri bağlamında talebin dikkate alınmasına odaklanır. Bu nedenle işveren açısından açık pozisyonların duyurulması ve taleplerin objektif biçimde değerlendirilmesi; çalışan açısından ise talebin hangi açık pozisyon ve hangi nitelikler temelinde yapıldığının açıklaştırılması önemlidir.

Özellikle çalışma düzeninin değişmesini isteyen çalışanlar bakımından bu mekanizma, sözleşmenin fiili koşulları ile işyerindeki açık pozisyonların birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Kanun, geçiş yönünü tek taraflı ele almaz; hem kısmi süreliden tam süreliye hem de tam süreliden kısmi süreliye geçiş isteklerini kapsar.

İşverenler İçin Uygulama Kontrol Listesi

Kısmi süreli çalışma düzeni oluşturulurken hukuki risk çoğu zaman tek bir maddeden değil, karşılaştırma yönteminin belirsizliğinden doğar. Dar m.13 çerçevesinde işverenlerin şu soruları belgeleyebilmesi yararlıdır:

  • Kısmi süreli çalışanın yaptığı iş ile aynı veya benzer işi yapan tam süreli emsal işçi kimdir?
  • Çalışma süresi karşılaştırması hangi normal haftalık çalışma düzenine göre yapılmıştır?
  • Kısmi süreli çalışan ile emsal işçi arasında farklı uygulama varsa bunun gerekçesi nedir?
  • Ücret ve diğer parasal menfaatlerden hangileri bölünebilir niteliktedir ve orantı nasıl kurulmuştur?
  • Açık pozisyonlar çalışanlara zamanında duyuruluyor mu?
  • Kısmi süreli veya tam süreli çalışma biçimine geçiş talepleri hangi ölçütlerle değerlendiriliyor?

Bu kayıtların açık olması, sonradan ortaya çıkabilecek “neden farklı uygulandı?” sorusuna somut cevap verilmesini kolaylaştırır. Özellikle emsal işçi ve orantılılık hesabının yalnızca bordro rakamı üzerinden değil, görev ve çalışma süresi bilgileriyle birlikte belgelenmesi önemlidir.

Çalışanlar İçin Kontrol Listesi

Kısmi süreli çalışan bakımından ilk adım, kendi çalışma koşullarını soyut bir “part time çalışanların hakkı nedir?” sorusu yerine emsal çalışma düzeniyle karşılaştırmaktır. Bu kapsamda sözleşmedeki çalışma süresi, fiili görev tanımı, aynı veya benzer işi yapan tam süreli çalışanların bulunup bulunmadığı ve ücret kalemlerinin niteliği birlikte incelenebilir.

  • Sözleşmede belirlenen haftalık çalışma süresi nedir?
  • Aynı veya benzer işi tam süreli yapan bir çalışan var mı?
  • Ücret ve bölünebilir parasal menfaatlerde kullanılan oran anlaşılabilir mi?
  • Farklı bir uygulama yalnızca kısmi süreli çalışma statüsüne mi dayanıyor?
  • Tam süreliye geçmek isteniyorsa niteliklere uygun açık pozisyon bulunuyor mu?
  • İşyerindeki açık pozisyonların duyurulmasına ilişkin kayıtlar mevcut mu?

Bu sorular, somut olayın hukuki sonucunu tek başına belirlemez; ancak m.13 kapsamındaki değerlendirmeyi doğru zemine taşır. Uyuşmazlık varsa sözleşme, bordro, görev tanımı ve işyeri uygulamalarının birlikte incelenmesi gerekir.

Sık Yapılan Hatalar

“Part time çalışma mutlaka belirli bir saatten azdır” demek

İncelenen m.13 hükmü, kısmi süreli iş sözleşmesini sabit bir saat rakamıyla tanımlamaz. Esas karşılaştırma, emsal tam süreli işçinin normal haftalık çalışma süresine göre önemli ölçüde daha az çalışma olup olmadığıdır. Başka düzenlemelerde yer alabilecek teknik eşikler bu yazının kaynak kapsamı dışındadır.

“Kısmi süreli çalışan her konuda daha az hakka sahiptir” demek

Bu yaklaşım m.13'ün eşit işlem mantığıyla bağdaşmaz. Salt kısmi süreli çalışma nedeniyle, ayrımı haklı kılan bir neden bulunmaksızın farklı işlem yapılamaz. Buna karşılık ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerin çalışma süresine oranlanması mümkündür.

“Eşit işlem, herkese aynı miktarın ödenmesidir” demek

Eşit işlem ilkesi ile miktar bakımından orantılılık aynı kavram değildir. Kanun, bölünebilir parasal menfaatlerde çalışma süresine bağlı orantılılığı açıkça kabul eder. Bu nedenle doğru soru, ödemenin niteliği ve emsal işçiyle karşılaştırmanın nasıl yapıldığıdır.

“Tam süreliye geçiş talebi otomatik kabul edilmelidir” demek

Kanun, niteliklere uygun açık yer bulunduğunda geçiş isteğinin dikkate alınmasını ve boş yerlerin zamanında duyurulmasını öngörür. Bu düzenleme her talep için koşulsuz bir otomatik geçiş sonucu doğurduğu şeklinde okunmamalıdır.

Pratik Örneklerle Kısmi Süreli Çalışma

Örnek 1: Aynı işi yapan tam süreli çalışan var

Bir işyerinde aynı görevde çalışan bir kişi tam süreli, diğer kişi ise daha düşük haftalık çalışma süresiyle çalışıyorsa, tam süreli çalışan m.13 bakımından emsal işçi olarak değerlendirilebilir. Kısmi süreli çalışanın ücret ve bölünebilir parasal menfaatleri bakımından çalışma süresine göre orantılılık gündeme gelir; yalnızca kısmi süreli olması nedeniyle haklı neden olmadan daha olumsuz bir uygulama yapılamaz.

Örnek 2: İşyerinde aynı işi yapan tam süreli çalışan yok

İşyerinde aynı veya benzer işi tam süreli yapan kimse bulunmuyorsa karşılaştırma tamamen ortadan kalkmaz. Kanun, aynı işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli çalışanı emsal belirlemede referans alır. Böylece eşit işlem ve orantılılık incelemesi yalnızca mevcut işyerindeki personel yapısına sıkışmaz.

Örnek 3: Çalışan tam süreliye geçmek istiyor

Kısmi süreli çalışan, niteliklerine uygun bir tam süreli pozisyon açıldığında geçiş talebinde bulunabilir. İşverenin bu isteği dikkate alması ve boş yerleri zamanında duyurması m.13'te düzenlenmiştir. Talebin sonucu, açık pozisyonun bulunması ve çalışanın niteliği gibi somut unsurlarla birlikte değerlendirilir.

Kısmi Süreli Çalışma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kısmi süreli iş sözleşmesi nedir?

İş Kanunu m.13 bakımından, işçinin normal haftalık çalışma süresinin tam süreli emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlendiği sözleşmedir.

Part time çalışma için kanunda sabit bir saat sınırı var mı?

Bu yazının dayandığı İş Kanunu m.13'ün ilk dört fıkrası sabit bir saat eşiği koymaz; emsal tam süreli çalışanın normal haftalık çalışma süresine göre karşılaştırma yapar. Başka mevzuata dayanan teknik eşikler bu yazının kapsamı dışındadır.

Emsal işçi nasıl belirlenir?

Öncelikle aynı işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalışan aranır. Böyle bir çalışan yoksa aynı işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi yapan tam süreli çalışan dikkate alınır.

Kısmi süreli çalışan tam süreli çalışandan daha düşük ücret alabilir mi?

Ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, emsal tam süreli işçiye göre çalışılan süreye orantılı olarak ödenebilir. Bununla birlikte salt kısmi süreli çalışma nedeniyle, ayrımı haklı kılan bir neden olmaksızın farklı işlem yapılamaz.

Kısmi süreli çalışanın bütün yan hakları orantılı azaltılır mı?

Hayır. M.13 özellikle ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatlerde orantılılık öngörür. Her menfaatin otomatik olarak aynı yöntemle azaltılacağı sonucu çıkarılamaz; menfaatin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Kısmi süreli çalışan tam süreliye geçmek isteyebilir mi?

Evet. Niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmi süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmi süreliye geçiş isteklerinin işverence dikkate alınması öngörülür.

İşveren açık pozisyonları duyurmak zorunda mı?

İş Kanunu m.13, boş yerlerin zamanında duyurulmasını düzenler. Bu hüküm, çalışma biçimini değiştirmek isteyen çalışanların uygun açık pozisyonlardan haberdar olabilmesini destekler.

SGK günü, yıllık izin veya ebeveynin kısmi çalışma talebi bu yazının kapsamında mı?

Hayır. Bu konular farklı veya ek düzenlemeler gerektirebilir. Bu yazı, kaynak kapsamı gereği İş Kanunu m.5 ve m.13'teki genel eşit işlem, emsal işçi, ücrette orantılılık ve geçiş talepleriyle sınırlıdır.

Sonuç

Kısmi süreli çalışma bakımından doğru hukuki değerlendirme, yalnızca “kaç saat çalışılıyor?” sorusuna indirgenemez. İş Kanunu m.13; emsal tam süreli çalışanla karşılaştırmayı, salt kısmi süreli çalışma nedeniyle ayrım yapılmamasını, bölünebilir parasal menfaatlerde çalışma süresine göre orantılılığı ve çalışma biçimleri arasındaki geçiş taleplerinin uygun açık pozisyonlar çerçevesinde dikkate alınmasını birlikte düzenler. Bu nedenle sözleşme, fiili görev, emsal işçi ve ücret kalemleri aynı çerçevede incelenmelidir.

İlgili kaynaklar: İş Hukuku Hizmetleri · İstanbul İş Hukuku · İş Sözleşmesinin Feshi

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut bir uyuşmazlık; sözleşme hükümleri, fiili çalışma düzeni, ücret yapısı, işyeri uygulaması ve yürürlükteki mevzuat birlikte değerlendirilerek incelenmelidir.

Danışmanlık

Bu konuda hukuki desteğe mi ihtiyacınız var? Uzman avukatlarımızla görüşün.

+90 541 348 2551

Paylaş

İlgili Hukuki Kaynaklar

Hizmet merkezi, yerel rehber, alt konular ve kategori yazıları arasındaki ilişki

Temel Kaynaklar

İş Hukuku Hizmetleri

Bu alanda sunduğumuz hukuki hizmetleri ve çalışma kapsamını inceleyin.

Hizmeti İncele

İstanbul İş Hukuku Avukatı

İstanbul'daki uygulama, süreçler ve hukuki değerlendirmeler hakkında ayrıntılı bilgi alın.

Rehberi İncele

İlgili Konular

İşe İade Davası

Konuyu İncele

Kıdem Tazminatı

Konuyu İncele

İhbar Tazminatı

Konuyu İncele

Mobbing Davası

Konuyu İncele

İş Sözleşmesi Feshi

Konuyu İncele

Toplu İş Sözleşmesi

Konuyu İncele

Kategori Yazıları

İşe İade Davası ve Arabuluculuk Şartları: İstanbul'da İşçi Hakları

İşe iade davası ve arabuluculuk sürecinin detayları, İstanbul'da iş hukuku çerçevesinde işçi hakları hakkında kapsamlı rehber. Koçak Hukuk Bürosu ile hukuki...

Yazıyı Oku

Kıdem Tazminatı Hesaplama ve Hak Kazanma Şartları: İstanbul İş Hukuku Rehberi

Kıdem tazminatı hesaplama ve hak kazanma şartları hakkında detaylı bilgi edinin. İstanbul'da iş hukuku avukatı desteğiyle tüm süreçleri öğrenin.

Yazıyı Oku

İhbar Tazminatı Hesaplama ve Kıdeme Göre Bildirim Süreleri

İstanbul iş hukuku avukatı rehberliğinde ihbar tazminatı hesaplaması ve kıdeme göre bildirim süreleri hakkında her şey.

Yazıyı Oku
Tüm İş Hukuku Yazılarını Gör

İlgili Yazılar

İş Hukuku

İşe İade Davası ve Arabuluculuk Şartları: İstanbul'da İşçi Hakları

İşe iade davası ve arabuluculuk sürecinin detayları, İstanbul'da iş hukuku çerçevesinde işçi hakları hakkında kapsamlı rehber. Koçak Hukuk Bürosu ile hukuki...

İş Hukuku

İşe İade Davası: İstanbul İş Hukuku Avukatı ile Adım Adım Süreç

İşe iade davaları ve arabuluculuk süreci hakkında kapsamlı bir rehber. 4857 sayılı İş Kanunu'na göre İstanbul'da iş hukuku avukatı desteğiyle haklarınızı öğrenin.

Hukuki Hizmetlerimiz

Az önce okuduğunuz konuda hukuki danışmanlık ve temsil mi gerekiyor?

Araç Değer KaybıBoşanma AvukatıCeza Avukatıİş HukukuGayrimenkulİcra HukukuMiras HukukuTicaret Hukuku

Hukuki Danışmanlık mı Gerekiyor?

Avukatlarımız yardıma hazır. Ücretsiz ilk görüşme.

İletişime GeçinAra

Güncel Kalın

Yeni hukuki yazılardan haberdar olun